Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusu son yıllarda önemli yasal düzenlemeler yapılmış olsa da hâlâ ciddi sorunlar barındırmaktadır. Günümüzde yaşanan iş kazaları, işçi ölümleri ve çalışma koşulları bu alanda yapısal bir problem olduğunu göstermektedir (Açik, 2026).
1. İş Kazaları ve İşçi Ölümleri: Dünyada Acı Bir Gerçek
Türkiye’de ise iş kazaları ve meslek hastalıkları uzun yıllardır yüksek seviyededir. İşçi sağlığı alanında çalışan bağımsız kuruluşların raporlarına göre: 2025 yılında en az 2.105 işçi iş kazalarında hayatını kaybetmiştir. 2025 ilk iki ayı baz alırsak dağılımı şöyle: Ocak ayında en az 180 işçi, Şubat ayında en az 129 işçi. Bu rakam 2026 yılının ilk 2 ayında ise Ocak ayında en az 146 işçi, Şubat ayında en az 126 işçi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu da ortalama olarak günde yaklaşık 6 işçinin iş nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına gelmektedir.
En fazla ölüm görülen sektörler şunlardır: 1. İnşaat (Yüksekten düşme), 2. Taşımacılık / lojistik (Trafik ve servis kazaları), 3. Tarım ve ormancılık (Ezilme ve göçükler). Bu durum iş güvenliğinin birçok iş yerinde yetersiz uygulanmadığını gösterir.
2. Türkiye’de İş Güvenliğinin Temel Çıkmazları Nelerdir?
1. Denetim Eksikliği: İş yerlerinin büyük bir kısmı düzenli denetlenmez ve irdelenmez. Denetimler çoğu zaman maalesef kaza olduktan sonra gündeme gelmektedir. Maden ve asansör kazaları ile yakın zamanda taze olan ve içimizi acıtan, ülkeyi yasa boğan Bolu faciası buna örnektir.
2. Taşeronların eliyle güvencesiz çalışma: Bu alanlar özellikle inşaat, maden, tarım ve lojistiktir. Taşeron sisteminde; eğitim eksikliği, düşük maliyet baskısı, hızlı üretim baskısı vb. sebeplerden dolayı iş güvenliği kurallarının ihmal edilmesine ve göz yumulmasına sebep olunmaktadır (Bertan, 2025).
3. Sendikasız çalışma: Bu konuya değinmek bile istemiyorum, çoğunluğu zaten sendikasız. Şimdi diyeceksiniz sendika olsa ne olmasa ne ama yasal olarak sendikalı olmanın; hak arama zorluğuna çözüm bulma, iş güvenliği açısından eksikliklerin giderilmesi konusunda talep etme gücü, işten çıkarılma sırasında ve sonrasında destek bulma ve farklı alanda hızlı iş bulma gibi artıları mevcuttur.
4. Kayıt dışı istihdam: En yaygın sorunlardan biridir. Türkiye’de inşaat, tarım ve sanayi gibi bazı sektörlerde kayıt dışı çalışma oranı oldukça yüksektir.
5. Çocuk işçilik ve genç işçi ölümleri: Göz ardı edilmez derecede ölümler var. Misal 2025’te 94 çocuk ya da genç işçi yaşamdan koparıldı; hayalleri ve sevinçleri erkenden sona erdi (Balkan & Bintaş, 2026). Başlıca sebebi denetimsizlik ve ceza politikalarının yetersizliğidir.
3. Türkiye’de İş Güvenliği Kültürü Sorunu
İş güvenliği sadece yasaların desteği ile değil, aynı zamanda bir kültür oluşturma meselesidir. Biz ilk temel eğitimde bu kültürü oluşturmalıyız. Oluşturmadığımız için bazı yaygın sorunlar oluşur; o sorunlar şunlardır: “Bana bir şey olmaz” yaklaşımı, iş güvenliği ekipmanlarının kullanılmaması ya da küçümsenmesi (bu mu beni koruyacak gibi), işverenlerin maliyet kaygısının yüksek olması ve gereksiz masraf algısı, eğitimlerin formalite olarak yapılması (kağıt üzerinde genellikle 5 dakikada biter).
5. Çözüm Önerileri
Sahada aktif çalışan uzmanlara göre Türkiye’de iş güvenliğinin iyileşmesi için: 1. Denetimlerin artırılması, 2. Sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi, 3. İş güvenliği eğitimlerinin gerçekçi yapılması ve Bakanlık sistemine kayıt edilmesi, 4. Kayıt dışı çalışmanın azaltılması, 5. Ağır yaptırımlar uygulanması, 6. İş güvenliği kültürünün temel eğitime dahil edilmesi, 7. Devlet güvencesi altına alınması (Parayı vereni denetleme mantıksızlığının giderilmesi) gerekmektedir.
Sonuç olarak: 2026 itibarıyla Türkiye’de iş güvenliği önemli bir sosyal sorun olmaya devam etmektedir. Yasal düzenlemeler yapılmış olsa da uygulama, denetim ve çalışma kültürü alanındaki eksiklikler nedeniyle iş kazaları ve işçi ölümleri hâlâ yüksek seviyededir (Özdemir, 2025). SIFIR KAZA RİSKİ OLAN BİR TÜRKİYE’YE.






